üzgün

شَعَرْتُ بِحُزْنٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا سَمِعْتُ الْخَبَرَ السَّيِّئَ.

Kötü haberi duyunca çok üzgün hissettim.

يَبْدُو مُكْتَئِبًا وَغَيْرَ سَعِيدٍ لِلْغَايَةِ فِي الْآوِنَةِ الْأَخِيرَةِ.

Son zamanlarda çok üzgün ve mutsuz görünüyor.

أَنَا مُتَأَسِّفٌ لِأَنَّنِي تَأَخَّرْتُ عَنِ الْمَوْعِدِ.

Randevuya geç kaldığım için üzgünüm.

İlişkili Kelimeler