الغضب مكظوم في قلبه منذ سنوات.
Öfke yıllardır kalbinde bastırılmış durumda.
الغضب مكظوم في قلبه منذ سنوات.
Öfke yıllardır kalbinde bastırılmış durumda.
الصوت مكظوم بسبب الباب المغلق.
Kapalı kapı yüzünden ses tutulmuş.
الدمع مكظوم في عينيه.
Gözyaşı gözlerinde sıkılmıştı.