عِنْدَمَا بَدَأَتِ الْعَاصِفَةُ، بَحَثْنَا عَنْ مَلْجَأٍ لِلِاحْتِمَاءِ مِنَ الْمَطَرِ.
Fırtına başladığında yağmurdan korunmak için bir sığınak aradık.
عِنْدَمَا بَدَأَتِ الْعَاصِفَةُ، بَحَثْنَا عَنْ مَلْجَأٍ لِلِاحْتِمَاءِ مِنَ الْمَطَرِ.
Fırtına başladığında yağmurdan korunmak için bir sığınak aradık.
الْمَنْزِلُ هُوَ مَلْجَأُ الْعَائِلَةِ حَيْثُ يَشْعُرُونَ بِالرَّاحَةِ وَ الْأَمَانِ.
Ev, ailenin rahat ve güvende hissettiği güvenli bir limandır.
الْغَابَةُ تُوَفِّرُ مَلْجَأً لِلْحَيَوَانَاتِ الْبَرِّيَّةِ مِنَ الْأَخْطَارِ.
Orman vahşi hayvanlara tehlikelerden bir barınak sağlar.
siper, dam altı, dulda, korugan, korunak, melce, kazamat, sığınmaevi