الْمَنَارُ يُضِيءُ الطَّرِيقَ لِلسُّفُنِ فِي اللَّيْلِ.
Fener, geceleri gemilere yolu aydınlatır.
الْمَنَارُ يُضِيءُ الطَّرِيقَ لِلسُّفُنِ فِي اللَّيْلِ.
Fener, geceleri gemilere yolu aydınlatır.
كَانَتِ النُّجُومُ فِي السَّمَاءِ مَنَارًا لِلسُّفُنِ فِي الْبَحْرِ.
Gökyüzündeki yıldızlar, denizde gemiler için bir ışık kaynağıydı.
الْعِلْمُ هُوَ الْمَنَارُ الَّذِي يُضِيءُ لَنَا دُرُوبَ الْمُسْتَقْبَلِ.
Bilim, geleceğin yollarını aydınlatan bir rehberdir.