نَاشَدَ

يُنَاشِدُ، مُنَاشَدَة

نَاشَدْتُ صَدِيقِي بِمُسَاعَدَتِي فِي إِنْجَازِ هَذَا الْمَشْرُوعِ الصَّعْبِ.

Zorlu projeyi tamamlamamda bana yardım etmesi için arkadaşımdan rica ettim.

نَاشَدَ الرَّئِيسُ الْمُوَاطِنِينَ بِالْوَحْدَةِ وَالتَّكَاتُفِ لِمُوَاجَهَةِ التَّحَدِّيَاتِ.

Başkan, vatandaşlara zorluklarla başa çıkmak için birlik ve dayanışma çağrısında bulundu.

نَاشَدَتِ الْأُمُّ ابْنَهَا أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الْبَيْتِ.

Anne oğluna eve dönmesi için yalvardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler