نَاعِم

كَانَ مَلْمَسُ الْقُمَاشِ نَاعِمًا جِدًّا عَلَى الْبَشَرَةِ.

Kumaşın dokusu ciltte çok yumuşaktı.

كَانَتْ بَشَرَتُهَا نَاعِمَةً كَالْحَرِيرِ.

Cildi ipek gibi pürüzsüzdü.

كَانَ الرَّمْلُ نَاعِمًا جِدًّا عَلَى الشَّاطِئِ.

Sahildeki kum çok inceydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler