نَالَ

يَنَالُ، نَيْل

نَالَ الطَّالِبُ جَائِزَةً لِتَفَوُّقِهِ فِي الدِّرَاسَةِ.

Öğrenci, dersteki başarısından dolayı bir ödül elde etti.

نَالَ الْفَرِيقُ الْوَطَنِيُّ احْتِرَامَ الْعَالَمِ بِفَوْزِهِ فِي الْبُطُولَةِ.

Milli takım, şampiyonayı kazanarak dünyanın saygısını kazandı.

نَالَ الْمَرِيضُ الشِّفَاءَ بَعْدَ فَتْرَةِ عِلَاجٍ طَوِيلَةٍ.

Hasta, uzun bir tedavi sürecinden sonra iyileşmeye ulaştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler