oymakالْفَنَّانُ يَنْجُرُ الْحَجَرَ لِيَصْنَعَ مِنْهُ تَمَاثِيلَ جَمِيلَةً.Sanatçı, taştan güzel heykeller yapmak için onu oyuyor.
yontmakالنَّجَّارُ يَنْجُرُ الْخَشَبَ لِيَصْنَعَ مِنْهُ تُحَفًا فَنِّيَّةً رَائِعَةً.Marangoz, ahşabı yontarak harika sanat eserleri yapıyor.