نَحِيف

كَانَتْ يَدُهُ نَحِيفَةً وَطَوِيلَةً.

Eli ince ve uzundu.

كَانَتِ الْفَتَاةُ نَحِيفَةً جِدًّا بِسَبَبِ الْمَرَضِ.

Kız, hastalık yüzünden çok zayıftı.

كَانَتْ سَاقَيْهَا نَحِيفَتَيْنِ.

Bacakları narindi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler