نَخِير

سَمِعْتُ نَخِيرَ الرَّجُلِ فِي الغُرْفَةِ المُجَاوِرَةِ.

Yan odada adamın horlamasını duydum.

كَانَ نَخِيرُ المَرِيضِ يَزْدَادُ مَعَ تَعَبِ التَّنَفُّسِ.

Hastanın hırıltısı nefes darlığıyla artıyordu.