نِدَاء

تَلَقَّيْتُ نِدَاءَ اسْتِغَاثَةٍ مِنَ السَّفِينَةِ الْمَنْكُوبَةِ.

Batmakta olan gemiden bir yardım çağrısı aldım.

أَصْدَرَتِ الْحُكُومَةُ نِدَاءً لِلْمُوَاطِنِينَ بِالتَّبَرُّعِ.

Hükümet, vatandaşlara bağış yapmaları için bir duyuru yayınladı.

سَمِعْتُ نِدَاءً بِاسْمِي مِنْ بَعِيدٍ.

Uzaklardan adımla bir seslenme duydum.

Eşdizimler