فِي الصَّبَاحِ، كَانَتْ هُنَاكَ قَطَرَاتُ نَدًى عَلَى الزُّهُورِ.
Sabahleyin çiçeklerin üzerinde şebnem damlaları vardı.
فِي الصَّبَاحِ، كَانَتْ هُنَاكَ قَطَرَاتُ نَدًى عَلَى الزُّهُورِ.
Sabahleyin çiçeklerin üzerinde şebnem damlaları vardı.
عِنْدَمَا اسْتَيْقَظْتُ فِي الصَّبَاحِ، كَانَتْ هُنَاكَ قَطَرَاتُ نَدًى عَلَى الزُّهُورِ فِي الحَدِيقَةِ.
Sabah kalktığımda bahçedeki çiçeklerin üzerinde çiy taneleri vardı.
Ayrıca: cömertlik, ihsan