نَدِيّ

اسْتَمْتَعْتُ بِرَائِحَةِ الزُّهُورِ النَّدِيَّةِ فِي الحَدِيقَةِ.

Bahçedeki taze çiçeklerin kokusunun tadını çıkardım.

كَانَتِ الْأَرْضُ نَدِيَّةً بَعْدَ هُطُولِ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.

Şiddetli yağmurdan sonra toprak ıslaktı.

كَانَ الْجَوُّ نَدِيًّا فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ بَعْدَ لَيْلَةٍ مُمْطِرَةٍ.

Yağmurlu bir geceden sonra sabahın erken saatlerinde hava nemliydi.

İlişkili Kelimeler