نَزَلَ الْمُسَافِرُونَ مِنَ الْحَافِلَةِ عِنْدَ الْمَحَطَّةِ الرَّئِيسِيَّةِ فِي الْمَدِينَةِ.
Yolcular, şehirdeki ana istasyonda otobüsten indiler.
نَزَلَ الْمُسَافِرُونَ مِنَ الْحَافِلَةِ عِنْدَ الْمَحَطَّةِ الرَّئِيسِيَّةِ فِي الْمَدِينَةِ.
Yolcular, şehirdeki ana istasyonda otobüsten indiler.
نَزَلَتِ الْأُسْرَةُ فِي بَيْتٍ جَدِيدٍ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْإِيجَارِ.
Aile, uzun yıllar kirada oturduktan sonra yeni bir eve yerleşti.
konmak, konaklamak, nazil olmak
هَذَا النُّزُلُ الصَّغِيرُ فِي الْجِبَالِ هُوَ مَكَانُ إِقَامَةٍ مِثَالِيٌّ لِمُحِبِّي الطَّبِيعَةِ.
Dağlardaki bu küçük otel, doğa severler için ideal bir konaklama yeridir.
Ayrıca: hostel
han
يَعْمَلُ الْعُمَّالُ عَلَى تَنْزِيلِ الْحُمُولَةِ مِنَ السَّفِينَةِ.
İşçiler, gemiden yükü boşaltmak için çalışıyorlar.
indirmek, konaklatmak