هُوَ شَخْصٌ نَشِطٌ يُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ بِانْتِظَامٍ وَيُشَارِكُ فِي الْأَنْشِطَةِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
O, düzenli olarak spor yapan ve sosyal aktivitelere katılan aktif bir kişidir.
هُوَ شَخْصٌ نَشِطٌ يُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ بِانْتِظَامٍ وَيُشَارِكُ فِي الْأَنْشِطَةِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
O, düzenli olarak spor yapan ve sosyal aktivitelere katılan aktif bir kişidir.
تَتَمَيَّزُ هَذِهِ الشَّرِكَةُ النَّشِطَةُ بِقُدْرَتِهَا عَلَى التَّكَيُّفِ مَعَ التَّغَيُّرَاتِ فِي السُّوقِ.
Bu dinamik şirket, piyasadaki değişikliklere uyum sağlama yeteneği ile öne çıkıyor.
الْأَطْفَالُ النَّشِطُونَ يُحِبُّونَ اللَّعِبَ وَالْجَرْيَ فِي الْهَوَاءِ الطَّلْقِ طَوَالَ الْيَوْمِ.
Enerjik çocuklar, bütün gün açık havada oynamayı ve koşmayı severler.
etkin, müteharrik
كَانَتِ الْمُحَاضَرَةُ التَّحْفِيزِيَّةُ طَرِيقَةً رَائِعَةً لِتَنْشِيطِ الْمُوَظَّفِينَ.
Motivasyon konuşması, çalışanları harekete geçirmek için harika bir yoldu.
canlandırmak, aktifleştirmek, etkinleştirmek, hareketlendirmek, tazeletmek
بَدَأَ الْفَرِيقُ يَنْشَطُ مَرَّةً أُخْرَى بِمَشَارِيعَ جَدِيدَةٍ.
Ekip, yeni projelerle yeniden aktifleşmeye başladı.
hareketlenmek, gayretlenmek, gayrete gelmek