نَقِيض

اللَّيْلُ هُوَ النَّقِيضُ الْمُطْلَقُ لِلنَّهَارِ، وَلَا يُمْكِنُ أَنْ يَجْتَمِعَا فِي نَفْسِ الْوَقْتِ.

Gece, gündüzün tam zıttıdır ve aynı anda var olamazlar.

هَذَا الرَّأْيُ هُوَ النَّقِيضُ تَمَامًا لِمَا كُنْتُ أَعْتَقِدُهُ سَابِقًا.

Bu görüş, daha önce inandığım şeyin tam karşıtıdır.

هُنَاكَ نَقِيضٌ وَاضِحٌ بَيْنَ مَا يَقُولُهُ وَمَا يَفْعَلُهُ فِي الْوَاقِعِ.

Söyledikleriyle gerçekte yaptıkları arasında belirgin bir tezat var.

İlişkili Kelimeler