كَانَ هُنَاكَ تَنَاقُضٌ كَبِيرٌ بَيْنَ مَا قَالُوهُ وَمَا فَعَلُوهُ.
Söyledikleriyle yaptıkları arasında büyük bir tezat vardı.
كَانَ هُنَاكَ تَنَاقُضٌ كَبِيرٌ بَيْنَ مَا قَالُوهُ وَمَا فَعَلُوهُ.
Söyledikleriyle yaptıkları arasında büyük bir tezat vardı.
يَظْهَرُ التَّبَايُنُ بَيْنَ هَاتَيْنِ الصُّورَتَيْنِ فِي اسْتِخْدَامِ الأَلْوَانِ.
Bu iki resim arasındaki tezat, renklerin kullanımında belirginleşiyor.
يُسْتَخْدَمُ فَنُّ التَّضَادِّ فِي الأَدَبِ لِتَعْزِيزِ المَعْنَى.
Edebiyatta tezat sanatı, anlamı güçlendirmek için kullanılır.
نَقِيض، طِبَاق