نَوَيْتُ أَنْ أَبْدَأَ مَشْرُوعاً جَدِيداً فِي الْعَامِ الْقَادِمِ لِتَحْقِيقِ الِاسْتِقْلَالِ الْمَالِيِّ وَتَطْوِيرِ مَهَارَاتِي
Mali bağımsızlık elde etmek ve becerilerimi geliştirmek için önümüzdeki yıl yeni bir projeye başlamaya niyet ettim.
نَوَيْتُ أَنْ أَبْدَأَ مَشْرُوعاً جَدِيداً فِي الْعَامِ الْقَادِمِ لِتَحْقِيقِ الِاسْتِقْلَالِ الْمَالِيِّ وَتَطْوِيرِ مَهَارَاتِي
Mali bağımsızlık elde etmek ve becerilerimi geliştirmek için önümüzdeki yıl yeni bir projeye başlamaya niyet ettim.
نَوَى الطُّلَّابُ تَنْظِيمَ رِحْلَةٍ تَرْفِيهِيَّةٍ إِلَى الْجِبَالِ خِلَالَ الْعُطْلَةِ الصَّيْفِيَّةِ لِلِاسْتِمْتَاعِ بِالطَّبِيعَةِ
Öğrenciler, doğanın tadını çıkarmak için yaz tatilinde dağlara eğlenceli bir gezi düzenlemeyi planladılar.
نَوَى الْفَرِيقُ الطِّبِّيُّ إِجْرَاءَ عَمَلِيَّةٍ جِرَاحِيَّةٍ مُعَقَّدَةٍ لِإِنْقَاذِ حَيَاةِ الْمَرِيضِ وَتَحْسِينِ حَالَتِهِ الصِّحِّيَّةِ
Tıp ekibi, hastanın hayatını kurtarmak ve sağlık durumunu iyileştirmek için karmaşık bir ameliyat yapmayı amaçladı.
niyetlenmek