سَقَطَتْ هُدْبَةٌ عَلَى خَدِّهَا.
Yanağına bir kirpik düştü.
تُزَيِّنُ الْهُدْبَةُ حَافَّةَ الْوِسَادَةِ.
Saçak yastığın kenarını süslüyor.