هَوًى

أَهْوَاء
Aynı yazılan 2 kelime daha

كَانَ لَدَيْهِ هَوًى كَبِيرٌ لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ فِي مَجَالِ الْأَعْمَالِ.

İş dünyasında başarılı olma konusunda büyük bir arzusu vardı.

كَانَ لَدَيْهِ هَوًى بِالْفَنِّ يَدْفَعُهُ إِلَى الرَّسْمِ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Sanata olan tutkusu onu saatlerce resim yapmaya itiyordu.

أَظْهَرَ هَوًى شَدِيدًا لِتَعَلُّمِ اللُّغَاتِ الْأَجْنَبِيَّةِ.

Yabancı dil öğrenmeye karşı büyük bir heves gösterdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

هَوَى

هَوَى الْحَجَرُ مِنْ أَعْلَى الْجَبَلِ.

Taş dağın tepesinden düştü.

هَوَّى

يُهَوِّي، تَهْوِيَة

فَتَحْتُ النَّافِذَةَ لِتَهْوِيَةِ الْغُرْفَةِ.

Odayı havalandırmak için pencereyi açtım.