حَاوَلَ أَنْ يُوَاسِيَ صَدِيقَهُ بَعْدَ وَفَاةِ وَالِدِهِ.
Babası vefat ettikten sonra arkadaşını teselli etmeye çalıştı.
حَاوَلَ أَنْ يُوَاسِيَ صَدِيقَهُ بَعْدَ وَفَاةِ وَالِدِهِ.
Babası vefat ettikten sonra arkadaşını teselli etmeye çalıştı.
يَجِبُ أَنْ نُوَاسِيَ بَعْضُنَا الْبَعْضَ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Zor zamanlarda birbirimize destek olmalıyız.
وَاسَى الصَّدِيقُ صَدِيقَهُ بَعْدَ الخَسَارَةِ.
Arkadaş, kayıptan sonra dostunu avuttu.
başsağlığı dilemek, avutmak, başsağlığında bulunmak