عَثَرَ الصَّيَّادُ عَلَى وِجَارِ ثَعْلَبٍ فِي الْغَابَةِ الْكَثِيفَةِ.
Avcı, sık ormanda bir tilki yuvası buldu.
عَثَرَ الصَّيَّادُ عَلَى وِجَارِ ثَعْلَبٍ فِي الْغَابَةِ الْكَثِيفَةِ.
Avcı, sık ormanda bir tilki yuvası buldu.
اِخْتَبَأَ الْأَرْنَبُ الصَّغِيرُ فِي وِجَارٍ صَغِيرٍ تَحْتَ الشَّجَرَةِ.
Küçük tavşan ağacın altındaki küçük bir kovukta saklandı.