kovuk

تَجْوِيف — تَجَاوِيف

تَعِيشُ السَّنَاجِبُ فِي تَجْوِيفٍ فِي جِذْعِ الشَّجَرَةِ.

Ağacın gövdesindeki kovukta sincaplar yaşıyor.

عَشَّشَ طَائِرٌ فِي فَجْوَةٍ دَاخِلَ الْجِدَارِ.

Duvarın içindeki kovukta bir kuş yuva yapmıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler