وَدُود

الْمُوَظَّفُونَ فِي هَذَا الْفُنْدُقِ وَدُودُونَ وَمُتَعَاوِنُونَ لِلْغَايَةِ.

Bu oteldeki çalışanlar çok cana yakın ve yardımsever.

الْكَلْبُ وَدُودٌ جِدًّا مَعَ الْأَطْفَالِ.

Köpek çocuklarla çok arkadaş canlısı.

كَانَ الْجِيرَانُ وَدُودِينَ لِلْغَايَةِ وَاسْتَقْبَلُونَا بِحَفَاوَةٍ.

Komşular çok dost canlısıydı ve bizi sıcak bir şekilde karşıladılar.

Eşdizimler