وَصْف

أَوْصَاف
Aynı yazılan 1 kelime daha

كَانَ الْفَنَّانُ مُتَحَمِّسًا جِدًّا أَثْنَاءَ وَصْفِ عَمَلِهِ.

Sanatçı, eserinin tanımını yaparken çok heyecanlıydı.

قَرَأْتُ فِي الْكِتَابِ وَصْفًا جَمِيلًا لِلْبَحْرِ، فَأَحْبَبْتُ أَنْ أَذْهَبَ إِلَيْهِ فِي الصَّيْفِ.

Kitapta denizin güzel bir tasvirini okudum, bu yüzden yazın oraya gitmek istedim.

كَلِمَةُ «جَمِيلٌ» وَصْفٌ لِلْبَيْتِ فِي هَذِهِ الْجُمْلَةِ.

Bu cümlede «güzel» kelimesi eve ait bir sıfattır.

Ayrıca: tavsif

وَصَفَ

يَصِفُ، وَصْف

يُمْكِنُكَ أَنْ تَصِفَ لِي كَيْفَ يَبْدُو مَنْزِلُكَ الْجَدِيدُ بِالتَّفْصِيلِ؟

Bana yeni evinin nasıl göründüğünü detaylı bir şekilde tanımlayabilir misin?

أَرْجُو أَنْ تَصِفَ لِي تَجْرِبَتَكَ فِي السَّفَرِ إِلَى الْيَابَانِ.

Lütfen bana Japonya'ya seyahat deneyimini anlatır mısın?

الْكَاتِبُ وَصَفَ الْمَشْهَدَ بِدِقَّةٍ كَبِيرَةٍ فِي رِوَايَتِهِ الْجَدِيدَةِ.

Yazar, yeni romanında sahneyi büyük bir doğrulukla betimledi.

Ayrıca: (ilaç) yazmak, reçete etmek

İlişkili Kelimeler