وَقْت

أَوْقَات
Aynı yazılan 1 kelime daha

الْوَقْتُ يَمُرُّ بِسُرْعَةٍ عِنْدَمَا تَكُونُ مُسْتَمْتِعاً بِمَا تَفْعَلُهُ

Yaptığınız şeyden keyif aldığınızda zaman hızla geçer.

لَيْسَ لَدَيَّ وَقْتٌ كَافٍ لِلذَّهَابِ إِلَى السِّينَمَا هَذَا الْمَسَاءَ

Bu akşam sinemaya gitmek için yeterli vaktim yok.

كَمْ مِنَ الْوَقْتِ تَحْتَاجُ الْحَافِلَةُ لِلْوُصُولِ مِنْ بَيْتِنَا إِلَى الْمَدْرَسَةِ؟

Otobüsün evimizden okula varması ne kadar süre alır?

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

وَقَّتَ

يُوَقِّتُ، تَوْقِيت

وَقَّتَ الْمُدِيرُ مَوْعِدَ الِاجْتِمَاعِ.

Müdür toplantının vaktini belirledi.

İlişkili Kelimeler