وَكْر

أَوْكَار

بَنَى الطَّائِرُ وَكْرَهُ عَلَى الشَّجَرَةِ.

Kuş ağacın üzerine yuvasını yaptı.

الذِّئْبُ يَعِيشُ فِي وَكْرٍ فِي الْغَابَةِ.

Kurt ormanda bir inde yaşar.

أَصْبَحَ هَذَا الْمَكَانُ وَكْرًا لِلْمُجْرِمِينَ.

Burası suçluların mekanı haline geldi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler