التقيت بصديق قديم أثناء كوني مارا في الشارع الرئيسي.
Ana caddede geçerken eski bir arkadaşımla karşılaştım.
التقيت بصديق قديم أثناء كوني مارا في الشارع الرئيسي.
Ana caddede geçerken eski bir arkadaşımla karşılaştım.
كان المسافر المار بالقرية يبحث عن مكان للإقامة ليلا.
Köye uğrayan yolcu, geceyi geçirmek için bir yer arıyordu.
النهر المار بالوادي يوفر المياه للزراعة والري.
Vadiden akan nehir, tarım ve sulama için su sağlıyor.