أُفَضِّلُ الذَّهَابَ إِلَى مَنَاطِقَ مَفْتُوحَةٍ مِثْلِ الْحَدَائِقِ لِلِابْتِعَادِ عَنِ ازْدِحَامِ الْمَدِينَةِ.
Şehrin kalabalığından uzaklaşmak için park gibi açık alanlara gitmeyi tercih ediyorum.
أُفَضِّلُ الذَّهَابَ إِلَى مَنَاطِقَ مَفْتُوحَةٍ مِثْلِ الْحَدَائِقِ لِلِابْتِعَادِ عَنِ ازْدِحَامِ الْمَدِينَةِ.
Şehrin kalabalığından uzaklaşmak için park gibi açık alanlara gitmeyi tercih ediyorum.
تَمَّ تَخْصِيصُ مِسَاحَةٍ مَفْتُوحَةٍ وَاسِعَةٍ لِلْحَفْلِ الْمُوسِيقِيِّ وَحَضَرَهَا آلَافُ الْأَشْخَاصِ.
Konser için geniş bir açık alan ayarlandı ve binlerce insan katıldı.
مَكَانٌ خَالٍ، مَكَان فَارِغ، عَرَاء، مَكَان مُنْفَسِح