جَعَلَ طِلَاءُ الجُدْرَانِ بِاللَّوْنِ الأَخْضَرِ الفَاتِحِ الغُرْفَةَ تَبْدُو أَكْثَرَ اتِّسَاعًا.
Duvarları açık yeşil renge boyamak odayı daha ferah gösterdi.
جَعَلَ طِلَاءُ الجُدْرَانِ بِاللَّوْنِ الأَخْضَرِ الفَاتِحِ الغُرْفَةَ تَبْدُو أَكْثَرَ اتِّسَاعًا.
Duvarları açık yeşil renge boyamak odayı daha ferah gösterdi.
مَعَ حُلُولِ الرَّبِيعِ، امْتَلَأَتِ الْأَشْجَارُ بِأَوْرَاقٍ خَضْرَاءَ نَضِرَةٍ.
Baharın gelişiyle birlikte ağaçlar açık yeşil yapraklarla doldu.
أُحِبُّ الْقَمِيصَ ذَا اللَّوْنِ الْأَخْضَرِ اللَّيْمُونِيِّ.
Açık yeşil renkli gömleği severim.