ağarmak

بَدَأَ شَعْرُهُ يَبْيَضُّ مَعَ التَّقَدُّمِ فِي السِّنِّ.

Yaşlandıkça saçları ağarmaya başladı.

اِنْبَلَجَ الصُّبْحُ وَبَدَأَ النَّاسُ يَخْرُجُونَ.

Sabah ağardı ve insanlar çıkmaya başladı.

بَدَأَ الجَوُّ يُشْرِقُ فِي الصَّبَاحِ البَاكِرِ.

Sabah erkenden hava ağarmaya başladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler