تَبَاكَى الصَّدِيقَانِ اللَّذَانِ الْتَقَيَا بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بِحَنِينٍ.
Uzun zaman sonra karşılaşan iki arkadaş hasretle ağlaştılar.
تَبَاكَى الصَّدِيقَانِ اللَّذَانِ الْتَقَيَا بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بِحَنِينٍ.
Uzun zaman sonra karşılaşan iki arkadaş hasretle ağlaştılar.
بَكَيْنَا مَعًا عِنْدَمَا تَلَقَّيْنَا الْخَبَرَ الْمُحْزِنَ.
Acı haberi alınca hep birlikte ağlaştık.