بَكَى لِسَاعَاتٍ لِأَنَّهُ كَانَ حَزِينًا جِدًّا.
Çok üzüldüğü için saatlerce ağladı.
بَكَى لِسَاعَاتٍ لِأَنَّهُ كَانَ حَزِينًا جِدًّا.
Çok üzüldüğü için saatlerce ağladı.
انْتَحَبَ بِصَمْتٍ عَلَى صَدِيقِهِ الَّذِي فَقَدَهُ.
Kaybettiği arkadaşı için sessizce ağladı.
كَانَ الْفِيلْمُ مُؤَثِّرًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ ذَرَفُوا الدُّمُوعَ.
Film o kadar dokunaklıydı ki herkes ağladı.
سَكَبَ العَبَرَات، ذَرَفَ الدَّمْع، ذَرَفَ العَبَرَات، وَلْوَلَ، جَهَشَ، نَشَجَ