abartı

هُنَاكَ بَعْضُ المُبَالَغَةِ فِي هَذِهِ القِصَّةِ، لَيْسَ كُلُّ شَيْءٍ وَاقِعِيًّا.

Bu hikayede biraz abartı var, her şey gerçekçi değil.

تَجَنُّبُ الْإِفْرَاطِ مُهِمٌّ لِلتَّوَاصُلِ الصِّحِّيِّ.

Abartıdan kaçınmak, sağlıklı bir iletişim için önemlidir.

تَهْوِيل — تَهَاوِيل

إِنَّ سَرْدَ الْأَحْدَاثِ بِتَهْوِيلٍ يُرْهِقُ الْمُسْتَمِعِينَ.

Olayları abartı ile anlatmak, dinleyicileri yorar.

İlişkili Kelimeler