abartılı

كَانَتْ تَرْتَدِي فُسْتَانًا مُبَالَغًا فِيهِ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ نَظَرُوا إِلَيْهَا.

O kadar abartılı bir elbise giymişti ki herkes ona baktı.

عَادَةً مَا يَتِمُّ الْقِيَامُ بِسُلُوكِيَّاتٍ مُفْرِطَةٍ لِجَذْبِ الِانْتِبَاهِ.

Abartılı davranışlar, genellikle dikkat çekmek için yapılır.

قَدْ يُؤَدِّي الرَّدُّ بِطَرِيقَةٍ مُهَوَّلَةٍ إِلَى تَفَاقُمِ الْوَضْعِ.

Abartılı bir şekilde tepki vermek, durumu daha da kötüleştirebilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler