acıklı

أَثَّرَ هَذَا الْفِيلْمُ الْمُحْزِنُ بِعُمْقٍ فِي كُلٍّ مَنْ شَاهَدَهُ.

Bu acıklı film, izleyen herkesi derinden etkiledi.

لَقَدْ رَوَى قِصَّةً مُؤْلِمَةً لِلْغَايَةِ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ انْخَرَطُوا فِي الْبُكَاءِ.

O kadar acıklı bir hikaye anlattı ki herkes gözyaşlarına boğuldu.

أَغْرَقَ الْخَبَرُ الْمُفْجِعُ فِي الصَّحِيفَةِ الْبِلَادَ بِأَكْمَلِهَا فِي الْحُزْنِ.

Gazetedeki acıklı haber, tüm ülkeyi yasa boğdu.

İlişkili Kelimeler