acayip

رَأَيْتُ حُلْمًا غَرِيبًا اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ، وَمَا زِلْتُ مُتَأَثِّرًا بِهِ.

Dün gece acayip bir rüya gördüm, hala etkisindeyim.

رَأَيْتُ فِي الشَّارِعِ أَمْسِ رَجُلًا عَجِيبًا يَمْشِي مَعَ قِطَّتِهِ وَيَتَكَلَّمُ مَعَهَا.

Dün sokakta kedisiyle yürüyen ve onunla konuşan acayip bir adam gördüm.

لَدَيْهِ مَوْهِبَةٌ مُدْهِشَةٌ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ مُعْجَبُونَ بِهِ.

O kadar acayip bir yeteneği var ki, herkes hayran kalıyor.

İlişkili Kelimeler