aceleye getirmek

نَظَرًا لِأَنَّنِي أَنْجَزْتُ التَّقْرِيرَ بِعَجَلَةٍ، فَقَدْ تَخَطَّيْتُ بَعْضَ الْمَعْلُومَاتِ الْمُهِمَّةِ.

Raporu aceleye getirdiğim için bazı önemli bilgileri atladım.

مِنَ الْأَفْضَلِ الْقِيَامُ بِالْعَمَلِ بِعِنَايَةٍ وَاهْتِمَامٍ بَدَلًا مِنْ إِنْجَازِهِ بِتَسَرُّعٍ.

İşi aceleye getirmek yerine dikkatli ve özenli yapmak daha iyi.

İlişkili Kelimeler