يَبْذُلُ الْقَاضِي قُصَارَى جُهْدِهِ لِحَلِّ الْقَضَايَا بِطَرِيقَةٍ عَادِلَةٍ.
Hakim, davaları adaletli bir şekilde çözmek için elinden geleni yapıyor.
يَبْذُلُ الْقَاضِي قُصَارَى جُهْدِهِ لِحَلِّ الْقَضَايَا بِطَرِيقَةٍ عَادِلَةٍ.
Hakim, davaları adaletli bir şekilde çözmek için elinden geleni yapıyor.
يَجِبُ أَنْ يَتَمَتَّعَ الْجَمِيعُ بِحُقُوقٍ مُتَسَاوِيَةٍ فِي مُجْتَمَعٍ مُنْصِفٍ.
Adaletli bir toplumda herkes eşit haklara sahip olmalıdır.