إِذَا اسْتَمَعْتَ جَيِّدًا، فَسَوْفَ تَفْهَمُ كُلَّ شَيْءٍ.
Adamakıllı dinlersen, her şeyi anlayacaksın.
إِذَا اسْتَمَعْتَ جَيِّدًا، فَسَوْفَ تَفْهَمُ كُلَّ شَيْءٍ.
Adamakıllı dinlersen, her şeyi anlayacaksın.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِنْهَاءِ هَذَا الْعَمَلِ بِشَكْلٍ كَامِلٍ، يَجِبُ أَلَّا يَتَبَقَّى أَيُّ نَقْصٍ.
Bu işi adamakıllı bitirmemiz gerekiyor, hiçbir eksik kalmamalı.
لَقَدْ طَهَى الطَّعَامَ بِإِتْقَانٍ، وَكَانَ طَعْمُهُ رَائِعًا.
Yemeği adamakıllı pişirmiş, tadı harika olmuş.