adil

يَسْتَمِعُ الْقَاضِي الْعَادِلُ إِلَى الْجَمِيعِ عَلَى قَدَمِ الْمُسَاوَاةِ وَيَتَّخِذُ الْقَرَارَ.

Adil bir yargıç, herkesi eşit şekilde dinler ve karar verir.

يَتَضَمَّنُ هَذَا الِاتِّفَاقُ شُرُوطًا عَادِلَةً وَمَقْبُولَةً لِكِلَا الطَّرَفَيْنِ.

Bu anlaşma her iki taraf için de adil ve kabul edilebilir şartlar içeriyor.

إِنَّ إِجْرَاءَ الِانْتِخَابَاتِ بِنَزَاهَةٍ وَشَفَافِيَّةٍ هُوَ أَسَاسُ الدِّيمُقْرَاطِيَّةِ.

Seçimlerin adil ve şeffaf bir şekilde yapılması demokrasinin temelidir.

İlişkili Kelimeler