af

أَصْدَرَ الرَّئِيسُ عَفْوًا عَامًّا، مِمَّا أَدَّى إِلَى إِطْلَاقِ سَرَاحِ الْعَدِيدِ مِنَ السُّجَنَاءِ.

Cumhurbaşkanı, genel af ilan ederek birçok mahkumun serbest bırakılmasını sağladı.

يَجِبُ عَلَيْهِ أَنْ يَطْلُبَ الصَّفْحَ مِنَ الْجَمِيعِ بِسَبَبِ خَطَئِهِ وَأَنْ يَسْعَى جَاهِدًا لِيُغْفَرَ لَهُ.

Yaptığı hatadan dolayı herkesten af dilemeli ve affedilmek için çaba göstermelidir.

فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، تَكُونُ الْمُسَامَحَةُ أَصْعَبَ وَأَكْثَرَ شَجَاعَةً مِنَ الِانْتِقَامِ.

Bazen affetmek, intikam almaktan çok daha zor ve cesur bir davranıştır.

Ayrıca: مَغْفِرَة، غُفْرَان

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler