akis

كَانَ انْعِكَاسُ الْأَشْجَارِ عَلَى سَطْحِ الْبُحَيْرَةِ جَمِيلًا لِلْغَايَةِ.

Gölün yüzeyindeki ağaçların akisi çok güzeldi.

صَدَى — أَصْدَاء

خَلَقَ الصَّوْتُ الَّذِي يَتَرَدَّدُ فِي الْجِبَالِ صَدًى.

Dağlarda yankılanan ses, akis oluşturdu.

كَانَ لِلْخَبَرِ رَدُّ فِعْلٍ قَوِيٌّ بَيْنَ النَّاسِ.

Haberin insanlar arasında güçlü bir akisi oldu.

İlişkili Kelimeler