alçalış

يَجِبُ عَلَى الرُّكَّابِ رَبْطُ أَحْزِمَةِ الْأَمَانِ أَثْنَاءَ هُبُوطِ الطَّائِرَةِ.

Uçağın alçalışı sırasında yolcuların emniyet kemerlerini bağlamaları gerekiyor.

أَثَارَ انْخِفَاضُ الْأَسْهُمِ قَلَقَ الْمُسْتَثْمِرِينَ.

Hisselerin alçalışı, yatırımcıları endişelendirdi.

قَدْ يَكُونُ النُّزُولُ مِنَ الْجَبَلِ أَكْثَرَ خُطُورَةً مِنَ التَّسَلُّقِ.

Dağdan alçalış, tırmanıştan daha tehlikeli olabilir.

İlişkili Kelimeler