شَعَرْتُ بِضَغْطٍ فِي أُذُنِي مَعَ هُبُوطِ الطَّائِرَةِ.
Uçağın alçalmasıyla birlikte kulaklarımda bir basınç hissettim.
شَعَرْتُ بِضَغْطٍ فِي أُذُنِي مَعَ هُبُوطِ الطَّائِرَةِ.
Uçağın alçalmasıyla birlikte kulaklarımda bir basınç hissettim.
يَزِيدُ انْخِفَاضُ مُسْتَوَى الْمِيَاهِ مِنْ خَطَرِ الْجَفَافِ.
Su seviyesindeki alçalma, kuraklık tehlikesini artırıyor.
إِنَّ التَّدَنِّيَ فِي الْقِيَمِ الْأَخْلَاقِيَّةِ أَمْرٌ مُقْلِقٌ لِمُسْتَقْبَلِ الْمُجْتَمَعِ.
Ahlaki değerlerdeki alçalma, toplumun geleceği için endişe verici.
فُرُود، اِنْخِسَاف، اِنْحِطَاط، سُفُول