alçalmak

بَدَأَتِ الطَّائِرَةُ تَهْبِطُ فِي الْمَطَارِ وَشَعَرَ الرُّكَّابُ بِالْإِثَارَةِ.

Uçak, havaalanına alçalmaya başladı ve yolcular heyecanlandı.

يَنْخَفِضُ مُسْتَوَى الْمَاءِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ فِي فَصْلِ الصَّيْفِ وَيَبْدَأُ الْجَفَافُ.

Su seviyesi yaz aylarında önemli ölçüde alçalır ve kuraklık başlar.

يَجِبُ أَلَّا تَتَدَنَّى الْقِيَمُ الْأَخْلَاقِيَّةُ، بَلْ يَجِبُ تَعْزِيزُهَا.

Ahlaki değerler alçalmamalı, aksine yükseltilmelidir.

İlişkili Kelimeler