alınmak

لَاحَظْتُ أَنَّهُ اسْتَاءَ مِنْ كَلِمَاتِي.

Sözlerime alındığını fark ettim.

انْزَعَجَ مِنْ مَزْحَتِي وَغَضِبَ مِنِّي.

Şakama alındı ve bana küstü.

يَجِبُ أَلَّا نَتَأَثَّرَ سَلْبًا بِالِانْتِقَادَاتِ، بَلْ يَجِبُ أَنْ نُطَوِّرَ أَنْفُسَنَا.

Eleştirilere alınmamalıyız, kendimizi geliştirmeliyiz.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler