algılanabilir

هَذَا الصَّوْتُ لَيْسَ بِتَرَدُّدٍ يُمْكِنُ إِدْرَاكُهُ بِوَاسِطَةِ الأُذُنِ الْبَشَرِيَّةِ.

Bu ses, insan kulağı tarafından algılanabilir bir frekansta değil.

هَذِهِ التَّغْيِيرَاتُ وَاضِحَةٌ بِمَا يَكْفِي لِتَكُونَ قَابِلَةً لِلْإِدْرَاكِ بِالْعَيْنِ الْمُجَرَّدَةِ.

Bu değişiklikler, çıplak gözle algılanabilir derecede belirgin.

ارْتَفَعَتْ نِسْبَةُ الرُّطُوبَةِ فِي الْهَوَاءِ إِلَى مُسْتَوًى مَحْسُوسٍ.

Havadaki nem oranı, algılanabilir bir seviyeye yükseldi.

İlişkili Kelimeler