ambar

مَخْزَن — مَخَازِن

نَقَلَ الْمُزَارِعُ الْقَمْحَ الَّذِي حَصَدَهُ إِلَى الْمَخْزَنِ وَحَفِظَهُ بِأَمَانٍ.

Çiftçi, hasat ettiği buğdayı ambara taşıyarak güvenli bir şekilde sakladı.

اسْتَأْجَرَتِ الشَّرِكَةُ مُسْتَودَعًا كَبِيرًا لِتَخْزِينِ مُنْتَجَاتِهَا.

Şirket, ürünlerini depolamak için büyük bir ambar kiraladı.

صَوْمَعَة — صَوَامِع

تَسْمَحُ صَوَامِعُ الْحُبُوبِ بِتَخْزِينِ الْمُنْتَجَاتِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ دُونَ أَنْ تَفْسُدَ.

Tahıl ambarları, ürünlerin uzun süre bozulmadan saklanmasını sağlar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler