كَانَتِ الْحَلَقَاتُ الْحَدِيدِيَّةُ فِي السَّفِينَةِ تُسْتَخْدَمُ لِرَبْطِ الْحِبَالِ.
Gemideki aneleler, halatların bağlanması için kullanılıyordu.
كَانَتِ الْحَلَقَاتُ الْحَدِيدِيَّةُ فِي السَّفِينَةِ تُسْتَخْدَمُ لِرَبْطِ الْحِبَالِ.
Gemideki aneleler, halatların bağlanması için kullanılıyordu.
يَجِبُ إِصْلَاحُ عُرْوَةِ الشِّرَاعِ لِأَنَّهَا مُمَزَّقَةٌ.
Yelkenin anelesi yırtıldığı için tamir edilmesi gerekiyor.